Kaliforniya solucanı yağı

sağlıgı içinde barıdırıran bir hayvan “Kırmızı Kalifornia solucanı”
Kırmızı Kaliforniya solucanı yağı” Nedir Vucuda etkileri nelerdir;

Amerikalı bilim insanlarının yaptıkları araştırmalar göre, soğuk iklimlerde yaşayan solucanların vücutlarından salgıladığı enzimler, insan bünyesinde mucizeler yarattığını belirtiyorlar. Son yıllarda cilt ve dermotolodlar tarafından tavsiye edilen ve kullanılmaya başlanan aktarland tarafından üretilen kırmızı kaliforniya yağı, tamamen özel yöntemlerle solucanların vücutlarında salgıladığı , onların sert toprak zeminlere bile girmesini sağlayan jel kıvamındaki sıvı, binlerce solucandan toplanarak multi vitaminler desteklenerek, anti-aging uygulaması olarak kullanıyor.

28-35 yaş arası kadınların korkulu rüyası kaz ayağı ve T bölgesi problemlerini sıfıra indiren bu ürün, 35-50 yaşındaki insanların yaşlanma problemlerini % 80 varan oranlarda azaltıyor. Ciltte beliren kırışıklar güneş lekesi, siyah noktalar da bu ürünümüz sayesinde tarihe karışacak.

Sağlığı içinde barındıran kırmızı solucan yağının diğer etkili faydaları:

Erkeklerde Penis uzatıcı ve büyütücüdür

Kadınlarda Göğüs Büyütmek için kullanılır

Kadın ve erkeklerde yanak bölgelerine doğal dolgunluk saglar.

Diğer faydalı etkileri

Yanak Sarkması ve Kırışıklıklar Gibi

Cildin Yaşlanmasını Önlemektedir

Cilt lekelerini giderir

Vitiligo rahatsızlıklarında şaşırtan etkiye sahiptir

Erken yaşlanmayı önlemektedir

sedefe egzamaya iyi gelmektedir

Fıtıklara iyi gelmektedir

Yanıklarda kullanılır.

Hemorait`te ciddi yumuşatıcı ve tedavi edicidir

kreçlenme ve doku zedelenmesine iyi gelmektedir

Bedensel sporlarda kas güçlendiri ve hacim kazandırıcıdır

Saç çıkartıcı ve ciddi saç bakımı yapar.

Baylarda sakal traşından sonra krem ve nemlendirici olarak kullanıldıgında cilt ve sakal bakımı yapar.

Astım bronşitte gögüs ve sırta şeklinde uygulanır masaj ile kullanılır.

(Khara teen) deki bu etkiler, geleneksel tıpta kullanılan en eski ve en etkileyici bileşiklerden biridir ailenin istikrarı ve sağlığının artmasında etkilidir.

Kullanım Şekli:

İstenilen sonucu elde edinceye kadar istenilen amaca göre her gece ilgilenilen vücut bölgelerine bu yağ ile dairesel olarak ince bir şekilde masaj uygulanır.

Kendine has olan kokusu üretim sırasında %80 oranında izole edilmiştir.Doğallıgını korumak için kalan orandada koku giderici kimyasallar kullanılmamıştır.Kalıcı koku değildir.

 

Kaliforniya solucanı hakkında bilimsel bilgi

Eisenia fetida (eski okunuşu : foetida), örneğin kızılsolucan, markalısolucan ,tavabalığı solucanı, alabalık solucanı, kaplan solucanı, kıpırtılı solucan , kızıl Kaliforniya toprak solucanı vb  gibi adlarla bilinen , çöken organik malzemeye adapte olan bir solucan cinsidir. Bu solucanlar, çürüyen sebzelerde, çürümüş yaprak vb ile karışık gübrede, ve gübre içerisinde büyürler. Sığ sularda veya yeryüzünde yaşayıp, toprak içerisinde nadir rastlanırlar. Bu açıdan Lumbricus rebellus  a benzemektedirler.

Her bir parçalarında, solucanlar yakındaki yüzeylere tutunmak için  esnedikçe ve kendilerini ileriye ya da geriye itmek üzere kaslarını çalıştırdıkça içeriye ve dışarıya doğru hareket eden  (setae )denilen kıl gruplarına sahiptirler.

Eisenia fetida solucanları vermicomposting için kullanılırlar. Avrupa kökenlidirler ancak Antartika hariç tüm diğer kıtalara götürülmüşlerdir ( hem kasten, hem de bilinmeden )

Koku

El ile kabaca tutulduğunda, bir  Eisenia fetida , acı bir sıvı sızdırır, foetida   bundan dolayı kötü  kokulu anlamına gelmektedir. Bu muhtemelen, savunma amaçlı , yırtıcılara karşı bir adapte olma hareketidir.

İlgili türler

Eisenia fetida , E. foetida andrei  de denilen Eisenia andrei ile yakından alakalıdır. Bu iki türü ayırt edebilmenin tek kolay yolu, E. foetida nın bazen daha açık renkli olmasıdır. Moleküler analizler, ikisinin kimliğini farklı türler olarak tanımlamış olup, beslenme deneyleri de melez üretmediklerini göstermiştir.

Üreme

Diğer solucan türleri gibi, Eisenia fetida i da hermofrodittir. Ancak, yine de üreme için iki solucana ihtiyaç vardır. İki solucan , solucanların üreme organlarını içeren ve sadece üreme süreci boyunca çıkan geniş açık renkli bantları( clitella ) oluştururlar. İki solucan sperm değiş tokuşu yaparlar . Daha sonra her iki solucan da birçok yumurta içeren kozaları yumurtlarlar. Bu kozalar limon şeklinde, eve ilk önce açık sarı olup , içerisindeki solucanlar olgunlaştıkça kahverengiye dönmeye başlarlar. Bu kozalar, çıplak gözle açıkça görülebilmektedir.

Solucanlar Sihirlerini Nasıl Yapıyor

Bağırsaklarınızı, büyük bir binanın zemin katında bir kalorifer kazanı olarak düşünün . Eğer kazandaki ateş çok sıcak olur ise, bütün odalar ciddi olarak sıcak olacaktır. İşte bağırsak solucanı terapisi burada devreye giriyor. Parazitik solucanlar yangıyı serinletmek için termostat olarak görev yaparak , ısıyı azaltıyorlar, kapatmıyorlar.

1. BAĞIRSAK

İnsan bağırsak bölgesi, solucanların parazitik çadırlarını kurduklarını yerdir, bundan dolayı bağırsak solucanı tedavisinin, kolit, Crohn’s ve IBS de dahil olmak üzere  birçok GI düzensizliğini hafifletmesine şaşırmamak gerekmektedir.

2. BEYİN

MS e ek olarak, solucanlar, depresyon ve otizme de yardımcı olabilmektedirler: otizm ile ilgili enflamasyon için  bağırsak solucanı  terapisi, Albert Einstein College of Medicine da hazırlanmaktadır.

3. EKLEMLER

Steroidler bile, remotoid artritin otoimmün ataklarını kontrol etmekte zorlanmaktadır, bu yüzden bilim adamları solucanlara dönmüştür. Kemirgenlerle yapılan çalışmalar ümit vericidir.

4. DERİ

Sedef hastalığının bozuk bir bağışıklık sisteminden kaynaklandığına inanılmaktadır. Bu da, bağırsak solucanı tedavisi için bu hastalığı teorik olarak aday konumuna sokmaktadır. Bu güne kadar sadece çok az hayvanda çalışma yapılmıştır.

5.AKCİĞERLER

Klasik astım atağı, kaçak akciğer enflamasyonun bir sonucudur. Brezilyadaki araştırmacılar , astım sahibi farelerin solucan antijeni ile tedavi edilmesinin enflamasyonu bastırabildiğini göstermişlerdir.

6. TÜM VÜCUT

Alerjik reaksiyonlar, cildinizden midenize kadar her yerde ortaya çıkabilir. Çalışmalar Rx solucanlarının , bağışıklık sisteminin zararsız uyarıcılara karşı olan hassasiyetini azaltabildiğini göstermiştir.